info@fztmesuterdogan.com

05545451607

Eskişehir

PPPD’de Yürürken Neden Sallanıyoruz? Yeni Bir Çalışma, Denge ve Yürüyüşteki Değişiklikleri Ortaya Koyuyor

PPPD’de Yürürken Neden Sallanıyoruz? Yeni Bir Çalışma, Denge ve Yürüyüşteki Değişiklikleri Ortaya Koyuyor

Baş dönmesi, dizziness veya dengesizlik şikâyeti yaşayan bazı kişiler, yaşadıkları durumu şu şekilde tarif eder:

“Yürürken sanki sallanıyorum.”

“Yer hareket ediyor gibi hissediyorum.”

“Kalabalıkta yürümek çok zor.”

“Marketlerde veya büyük mağazalarda baş dönmem artıyor.”

“Başım dönmüyor ama kendimi dengede hissetmiyorum.”

Bu şikâyetlerin altında bazen PPPD (Persistent Postural-Perceptual Dizziness – Persistan Postüral-Algısal Baş Dönmesi) adı verilen bir durum bulunabilir. PPPD, klasik anlamda sürekli dönen bir vertigodan ziyade; uzun süren baş dönmesi, sallanma, dengesizlik ve hareket sırasında rahatsızlık hissi ile karakterize kronik bir dizziness tablosudur.

2025 yılında Journal of Vestibular Research dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma ise PPPD ile ilgili önemli bir soruya odaklandı: PPPD hastalarının yaşadığı dengesizlik yalnızca subjektif bir his mi, yoksa yürüyüş ve postüral kontrolde objektif olarak ölçülebilen değişiklikler de var mı?

PPPD ve Yürüyüş Arasındaki İlişki

PPPD tanısı alan kişilerde şikâyetler genellikle en az üç ay boyunca devam eder. Semptomlar özellikle ayakta durma, aktif veya pasif hareket ve karmaşık görsel uyaranlar sırasında artabilir.

Örneğin bazı kişiler için:

  • Kalabalık bir ortamda yürümek,
  • Market rafları arasında dolaşmak,
  • Hareketli trafikte bulunmak,
  • Hızla geçen insanları izlemek,
  • Telefon veya bilgisayar ekranına bakmak,

baş dönmesi veya dengesizlik hissini artırabilir.

Bu nedenle PPPD yalnızca vestibüler sistemin değil, görsel bilgi, proprioseptif bilgi ve hareket kontrolünün birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir tablo olarak ele alınmaktadır. Araştırmalar, PPPD ve daha önce kullanılan benzer tanılarda postür ve yürüyüşte bazı değişikliklerin görülebileceğini göstermiştir. (Sage Journals)

Çalışmada Kimler Değerlendirildi?

Tramontano ve çalışma arkadaşlarının gerçekleştirdiği araştırmada üç farklı grup karşılaştırıldı:

  • 9 PPPD hastası,
  • 10 subakut unilateral vestibülopati hastası,
  • 11 sağlıklı birey.

Araştırmacılar katılımcıların yürüyüş ve dinamik postüral kontrolünü giyilebilir sensörler aracılığıyla değerlendirdi.

Katılımcılara iki farklı test uygulandı.

İlk olarak 10 Metre Yürüme Testi gerçekleştirildi. Bu test sırasında katılımcılar gözleri açık şekilde yürüdü. İkinci olarak ise görsel bilginin ortadan kaldırıldığı Fukuda Stepping Testi kullanıldı.

Araştırmacılar özellikle üç önemli parametreye odaklandı:

Stabilite: Vücudun hareket sırasında ne kadar kontrollü ve dengeli olduğu.

Simetri: Sağ ve sol taraf arasındaki yürüyüş organizasyonunun ne kadar dengeli olduğu.

Hareket akıcılığı: Yürüme veya adımlama hareketinin ne kadar düzenli ve akıcı gerçekleştiği.

Ayrıca hastaların baş dönmesinin günlük yaşam üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla Dizziness Handicap Inventory (DHI) kullanıldı. (Sage Journals)

PPPD Hastalarında Pelvis Stabilitesi ve Yürüyüş Simetrisi Değişebilir

Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, gözler açık şekilde gerçekleştirilen yürüyüş testi sırasında PPPD hastalarında bazı objektif farklılıkların bulunmasıydı.

PPPD grubunda sağlıklı bireylere kıyasla:

  • Pelvis stabilitesi daha düşüktü.
  • Yürüyüş simetrisi daha düşüktü.

Subakut unilateral vestibülopati grubunda ise pelvis stabilitesinde azalma görülmesine rağmen, PPPD grubunda gözlenen yürüyüş simetrisindeki farklılık aynı şekilde ortaya çıkmadı.

Bu sonuçlar, PPPD yaşayan kişilerde “yürürken sallanıyorum” veya “dengede değilim” şeklindeki şikâyetlerin bazı durumlarda hareket organizasyonundaki değişikliklerle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.

Elbette bu çalışma küçük bir örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir ve sonuçların daha büyük araştırmalarla doğrulanması gerekmektedir. Ancak çalışma, PPPD’nin yalnızca hastanın hissettiği bir baş dönmesi veya dizziness deneyimi olmadığını; postüral kontrol ve yürüyüş dinamiklerinde de ölçülebilir değişikliklerin bulunabileceğini göstermesi açısından önemlidir. (Sage Journals)

Gözler Kapandığında: Hareketin Akıcılığı Değişiyor

Araştırmanın ikinci bölümünde katılımcılar görsel bilgi olmadan, yani gözleri kapalı şekilde Fukuda Stepping Testi yaptı.

Bu durumda hem PPPD hem de unilateral vestibülopati grubunda sağlıklı bireylere kıyasla yürüyüş/adımlama hareketinin akıcılığında azalma görüldü.

Ancak araştırmanın en önemli mesajlarından biri, PPPD ile periferik vestibüler kaybın görsel bilgiye aynı şekilde tepki vermemesi oldu.

Unilateral vestibülopati yaşayan bir kişide görsel bilgi, vestibüler sistemdeki kaybın telafi edilmesine yardımcı olabilir. Buna karşılık PPPD’de görsel uyaranların bazı kişiler için denge sistemini daha fazla zorlayabileceği görüldü.

Bu durum, PPPD hastalarının neden özellikle market, alışveriş merkezi, kalabalık ortam veya yoğun hareket içeren görsel çevrelerde kendilerini daha kötü hissedebildiklerini anlamamıza yardımcı olabilir.

Çalışmanın sonuçlarına göre PPPD’de görsel uyaranların destabilize edici bir etkisi olabilirken, unilateral vestibülopatide görsel bilgi stabiliteye yardımcı olabilmektedir. (Sage Journals)

Vestibüler Rehabilitasyon PPPD’de Neden Önemli Olabilir?

Bu bulgular fizyoterapi ve özellikle vestibüler rehabilitasyon açısından önemli bir bakış açısı sunmaktadır.

Vestibüler rehabilitasyonun amacı yalnızca “baş dönmesini geçirmek” değildir. Kişinin yaşadığı probleme göre hedef; hareket sırasında vestibüler, görsel ve proprioseptif bilgilerin daha etkili kullanılmasını desteklemek olabilir.

PPPD yaşayan bir kişide değerlendirmeye göre şu alanlar üzerinde çalışılabilir:

  • Dinamik denge,
  • Yürüyüş kontrolü,
  • Baş ve gövde hareketlerinin koordinasyonu,
  • Bakış stabilizasyonu,
  • Görsel hareketlere tolerans,
  • Hareket sırasında gelişen kaçınma davranışları,
  • Görsel ve vestibüler sistem arasındaki etkileşim.

Bu çalışma da rehabilitasyon açısından özellikle görsel-vestibüler etkileşimin önemine dikkat çekmektedir. Araştırmacılar, PPPD hastalarının görsel hassasiyetini ve farklı kompansasyon stratejilerini dikkate alan, kişiye özel rehabilitasyon programlarının gelecekte daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini vurgulamaktadır. (Sage Journals)

Bu nedenle vestibüler rehabilitasyonda herkese aynı egzersizleri vermek yerine, kişinin hangi hareketlerde ve hangi çevresel uyaranlarda dizziness veya dengesizlik yaşadığının değerlendirilmesi önemlidir.

Manuel Terapi PPPD Tedavisinde Nerede Yer Alabilir?

PPPD doğrudan manuel terapi ile “tedavi edilen” bir hastalık olarak tanımlanmamalıdır. Ancak bazı kişilerde baş dönmesi ve dizziness şikâyetlerine boyun ağrısı, servikal hareket kısıtlılığı, baş-boyun koordinasyonunda bozulma veya kas-iskelet sistemi kaynaklı ek problemler eşlik edebilir.

Bu nedenle fizyoterapi değerlendirmesinde boyun hareketleri, servikal propriosepsiyon, postür, baş-boyun-gövde koordinasyonu ve eşlik eden kas-iskelet sistemi problemleri de göz önünde bulundurulabilir.

Uygun hastalarda manuel terapi ve egzersiz yaklaşımları, bu eşlik eden problemlerin yönetiminde vestibüler rehabilitasyonu tamamlayıcı bir rol üstlenebilir. Ancak manuel terapi yaklaşımının, PPPD’nin tek başına nedeni veya tek başına tedavisi olduğu şeklinde yorumlanması doğru değildir. Uygulama, ayrıntılı klinik değerlendirme ve gerekli durumlarda KBB, nöroloji veya diğer ilgili branşlarla iş birliği çerçevesinde planlanmalıdır.

Eskişehir’de Baş Dönmesi, Dizziness ve Vestibüler Rehabilitasyon

Uzun süren baş dönmesi veya dengesizlik yaşayan kişilerde ilk önemli adım, şikâyetin nedeninin doğru şekilde değerlendirilmesidir.

Her dizziness veya baş dönmesi PPPD anlamına gelmez. Benzer şikâyetler benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV), vestibüler migren, periferik vestibüler hastalıklar, nörolojik sorunlar ve bazı kas-iskelet sistemi problemlerinde de görülebilir.

Bu nedenle Eskişehir’de baş dönmesi, dizziness veya denge problemi yaşayan kişilerde, gerekli tıbbi değerlendirmenin ardından fizyoterapi ve vestibüler rehabilitasyon açısından ayrıntılı bir fonksiyonel değerlendirme yapılması önemlidir.

Özellikle kişi:

  • Uzun süredir sallanma hissi yaşıyorsa,
  • Yürürken dengesiz hissediyorsa,
  • Kalabalık veya market ortamlarında şikâyetleri artıyorsa,
  • Görsel hareketlere karşı hassasiyet gelişmişse,
  • Baş dönmesi geçmesine rağmen “zemin sallanıyor” hissi devam ediyorsa,

vestibüler sistem, görsel sistem, denge ve hareket kontrolünün birlikte değerlendirilmesi faydalı olabilir.

Sonuç olarak bu yeni çalışma, PPPD’de yaşanan dengesizliğin yalnızca subjektif bir deneyim olmayabileceğini; yürüyüş stabilitesi, pelvis kontrolü, simetri ve hareket akıcılığında objektif olarak ölçülebilen farklılıklar bulunabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda PPPD’nin, klasik vestibüler kayıplardan farklı olarak görsel uyaranlarla ilişkili kendine özgü bir hareket ve denge kontrolü profiline sahip olabileceğine işaret etmektedir.

Bu nedenle PPPD ve kronik dizziness rehabilitasyonunda amaç yalnızca semptomu baskılamak değil; kişinin görsel, vestibüler ve proprioseptif bilgileri hareket sırasında daha etkili kullanabilmesini, yürüyüş ve denge güvenini yeniden kazanmasını desteklemektir.

Kaynak

Tramontano M, Paolocci G, Piatti D ve ark. Dynamic postural stability, symmetry, and smoothness of gait in patients with persistent postural-perceptual dizziness. Journal of Vestibular Research. 2025;35(2):82-90. DOI: 10.1177/09574271241295615. (Sage Journals)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar