Vestibüler Migren Nedir? Baş Dönmesi ve Migren Arasındaki İlişki
Baş dönmesi, vertigo ve dengesizlik şikâyetleri toplumda oldukça sık görülmektedir. Bu belirtilerin ortaya çıkmasında iç kulak hastalıkları, nörolojik problemler, görme ile ilgili sorunlar ve bazı sistemik hastalıklar rol oynayabilir. Ancak baş dönmesinin önemli nedenlerinden biri de vestibüler migrendir.
Vestibüler migren, migren hastalarında ortaya çıkabilen ve özellikle vertigo, baş dönmesi, dengesizlik ve hareket hassasiyeti ile kendini gösterebilen bir klinik tablodur. Bazı hastalarda baş ağrısı belirgin olabilirken, bazı kişilerde asıl şikâyet baş dönmesi olabilir. Bu nedenle vestibüler migrenin tanınması, özellikle tekrarlayan baş dönmesi yaşayan kişilerde oldukça önemlidir.
Thomas Lempert ve çalışma arkadaşları tarafından 2012 yılında yayımlanan “Vestibular Migraine: Diagnostic Criteria” başlıklı çalışma, vestibüler migrenin tanımlanması ve diğer baş dönmesi nedenlerinden ayırt edilmesi için önemli tanı kriterleri ortaya koymuştur.
Vestibüler Migren Nasıl Tanımlanır?
Vestibüler migren, migren ile vestibüler sistem arasındaki ilişkiyi ifade eden bir klinik tablodur. Vestibüler sistem; dengemizin korunmasında, baş hareketlerinin algılanmasında ve göz hareketlerinin kontrolünde önemli rol oynar.
Vestibüler migren yaşayan bir kişide şu şikâyetler görülebilir:
- Dönme hissi veya vertigo
- Dengesizlik
- Hareketle artan baş dönmesi
- Baş pozisyonu değişiklikleriyle ortaya çıkan vertigo
- Görsel uyaranlara karşı hassasiyet
- Kalabalık ortamlar, yoğun trafik veya hareketli görüntüler sırasında rahatsızlık
- Bulantı ve kusma
- Işık veya ses hassasiyeti
Buradaki önemli noktalardan biri, vestibüler migrenin yalnızca klasik migren baş ağrısı şeklinde ortaya çıkmamasıdır. Bazı hastalarda şiddetli baş ağrısı olmadan da belirgin vestibüler belirtiler görülebilir.
Vestibüler Migren Tanı Kriterleri Nelerdir?
Lempert ve arkadaşlarının ortaya koyduğu tanı kriterlerine göre vestibüler migren tanısında bazı temel özellikler bulunmaktadır.
İlk olarak, kişinin orta veya şiddetli düzeyde vestibüler belirtiler yaşadığı en az beş ayrı atak bulunmalıdır.
Bu atakların süresi değişken olabilir. Vestibüler belirtiler 5 dakika ile 72 saat arasında sürebilir. Bazı hastalarda birkaç dakika süren kısa vertigo atakları görülürken, bazı kişilerde dengesizlik ve baş dönmesi günler boyunca devam edebilir.
Tanı açısından ikinci önemli kriter, kişinin mevcut veya geçmiş dönemde migren tanısına sahip olmasıdır. Migren öyküsü, vestibüler migrenin değerlendirilmesinde önemli bir yere sahiptir.
Ayrıca vestibüler atakların en az yüzde 50’sinde migrenle ilişkili bazı özelliklerin görülmesi beklenmektedir. Bunlar arasında migren karakterinde baş ağrısı, ışık hassasiyeti, ses hassasiyeti ve görsel aura yer alır.
Son olarak, kişinin yaşadığı şikâyetlerin başka bir vestibüler veya nörolojik hastalık tarafından daha iyi açıklanamaması gerekir. Bu nedenle vestibüler migren yalnızca belirtilere bakılarak değil, ayrıntılı bir klinik değerlendirme sonucunda ele alınmalıdır.
Vestibüler Migren ile Diğer Baş Dönmesi Nedenleri Nasıl Ayırt Edilir?
Baş dönmesi tek bir hastalık değildir. Benzer şikâyetler birçok farklı sağlık probleminde ortaya çıkabilir. Bu nedenle vestibüler migrenin; benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV), Ménière hastalığı, vestibüler nörit, santral nedenler ve diğer kronik baş dönmesi tablolarından ayırt edilmesi gerekir.
Örneğin BPPV’de baş dönmesi genellikle belirli baş hareketleri veya pozisyon değişiklikleriyle tetiklenir ve çoğu zaman kısa süreli vertigo atakları şeklinde görülür. Vestibüler migrende ise hareketle tetiklenme olabilmesine rağmen, migren özellikleri ve atakların klinik yapısı farklılık gösterebilir.
Ménière hastalığında işitme kaybı, kulakta dolgunluk ve tinnitus gibi işitsel belirtiler daha belirgin olabilir. Vestibüler migrende ise bazı hastalarda kulakla ilgili şikâyetler eşlik edebilse de tanı yalnızca bu belirtiler üzerinden konulamaz.
Bir diğer önemli klinik tablo ise Persistent Postural-Perceptual Dizziness (PPPD) olarak adlandırılan sürekli postüral-algısal baş dönmesidir. Vestibüler migren ile PPPD bazı hastalarda bir arada bulunabilir veya vestibüler migren atakları sonrasında kronik baş dönmesi gelişebilir. Özellikle hareket, ayakta durma ve yoğun görsel uyaranlarla artan şikâyetlerde ayrıntılı değerlendirme önem taşır.
Vestibüler Migren Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?
Vestibüler migren yalnızca vertigo atağı sırasında sorun oluşturan bir rahatsızlık değildir. Tekrarlayan baş dönmesi yaşayan kişiler zaman içerisinde hareket etmekten, egzersiz yapmaktan veya belirli ortamların içerisine girmekten kaçınmaya başlayabilir.
Özellikle alışveriş merkezleri, yoğun trafik, kalabalık alanlar veya hareketli görsel uyaranların bulunduğu ortamlar bazı kişilerde belirtileri artırabilir. Kişi başını hızlı hareket ettirmekten kaçınabilir ve zamanla hareket korkusu geliştirebilir.
Bu durum, günlük yaşam aktivitelerinin azalmasına ve fiziksel aktivite düzeyinin düşmesine neden olabilir. Dolayısıyla vestibüler migren değerlendirilirken yalnızca vertigonun varlığı değil, kişinin hareket davranışları ve günlük yaşam üzerindeki etkileri de dikkate alınmalıdır.
Vestibüler Migren ve Kas-İskelet Sistemi Arasındaki İlişki
Uzun süreli veya tekrarlayan baş dönmesi yaşayan kişilerde zaman içerisinde kas-iskelet sistemiyle ilgili bazı ikincil problemler gelişebilir.
Örneğin kişi baş dönmesini azaltmak amacıyla baş ve boyun hareketlerini kısıtlayabilir. Bu durum boyun bölgesindeki hareketliliğin azalmasına, kaslarda aşırı aktiviteye ve bazı hareket paternlerinin değişmesine neden olabilir. Özellikle boyun, omuz kuşağı ve çene çevresindeki kaslarda artmış gerginlik veya hareket kontrolü problemleri görülebilir.
Bununla birlikte boyun bölgesinden gelen proprioseptif duyular, vestibüler ve görsel sistemden gelen bilgilerle birlikte merkezi sinir sistemi tarafından işlenmektedir. Bu nedenle bazı hastalarda boyun bölgesindeki hareket bozuklukları veya kas-iskelet sistemi problemleri, baş dönmesi deneyimini etkileyen faktörlerden biri olabilir.
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Her boyun problemi vestibüler migrenin nedeni değildir ve vestibüler migren yalnızca manuel terapi veya kas-iskelet sistemi tedavisiyle açıklanamaz. Ancak vestibüler migrene eşlik eden boyun ağrısı, hareket kısıtlılığı, postüral problemler veya hareketten kaçınma davranışları varsa, bu problemlerin değerlendirilmesi rehabilitasyon sürecinin önemli bir parçası olabilir.
Eskişehir’de Baş Dönmesi ve Vestibüler Rehabilitasyon Yaklaşımı
Vestibüler migren ve diğer baş dönmesi problemlerinde doğru yaklaşım, öncelikle ayrıntılı değerlendirme yapılmasıdır. Baş dönmesinin karakteri, ne kadar sürdüğü, hangi durumlarda ortaya çıktığı, eşlik eden migren belirtileri ve kişinin hareket davranışları değerlendirilmelidir.
Eskişehir’de baş dönmesi ve vestibüler rehabilitasyon alanında uyguladığımız fizyoterapi yaklaşımlarında, kişinin vestibüler sisteminin yanı sıra hareket kontrolü ve kas-iskelet sistemi de birlikte ele alınmaktadır.
Vestibüler rehabilitasyon programında kişinin ihtiyaçlarına göre göz-baş koordinasyonu, vestibülo-oküler refleks çalışmaları, denge egzersizleri, hareket duyarsızlaştırma ve görsel hareketlere adaptasyon gibi uygulamalardan yararlanılabilir.
Bunun yanında boyun hareketliliği, servikal bölgenin hareket kontrolü, postür ve kas-iskelet sistemiyle ilişkili eşlik eden problemler de değerlendirilir. Amaç vestibüler migrenin tek başına kas-iskelet sistemi kaynaklı olduğunu düşünmek değil; kişide mevcut olan ve şikâyetlerin sürmesine veya hareketten kaçınmaya katkıda bulunabilecek fiziksel faktörleri belirlemektir.
Sonuç: Baş Dönmesine Bütüncül Yaklaşmak
Vestibüler migren, tekrarlayan vertigo ve baş dönmesinin önemli nedenlerinden biridir. Lempert ve arkadaşlarının tanı kriterleri, bu klinik tablonun daha sistematik şekilde değerlendirilmesine önemli katkı sağlamıştır.
Vestibüler migreni olan her bireyin şikâyetleri aynı değildir. Bazı kişilerde baş ağrısı ön plandayken, bazı kişilerde dengesizlik, hareket hassasiyeti veya görsel uyaranlarla artan baş dönmesi daha belirgin olabilir.
Bu nedenle baş dönmesi yaşayan kişilerin yalnızca tek bir sisteme odaklanılarak değil, vestibüler, nörolojik ve kas-iskelet sistemi açısından birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Vestibüler migrenin tıbbi tanı ve yönetim sürecinde ilgili hekimlerin değerlendirmesi temel öneme sahiptir. Bunun yanında, kişide eşlik eden denge problemleri, hareket hassasiyeti, boyun hareket kısıtlılığı veya kas-iskelet sistemi sorunları bulunuyorsa, kişiye özel planlanan vestibüler rehabilitasyon ve fizyoterapi uygulamaları, fonksiyonel kısıtlılıkların azaltılmasına ve günlük yaşamda hareket toleransının geliştirilmesine yardımcı olabilir.
Baş dönmesi, vertigo veya dengesizlik şikâyetleriniz varsa, şikâyetlerin altında yatan nedenin doğru şekilde değerlendirilmesi uygun tedavi ve rehabilitasyon planının oluşturulması açısından ilk ve en önemli adımdır.
Kaynakça
1. Lempert T, Olesen J, Furman J, Waterston J, Seemungal B, Carey J, Bisdorff A, Versino M, Evers S, Newman-Toker D. Vestibular migraine: Diagnostic criteria. Journal of Vestibular Research. 2012;22(4):167-172.
2. Lempert T, Neuhauser H. Epidemiology of vertigo, migraine and vestibular migraine. Journal of Neurology. 2009;256:333-338.
3. Bisdorff A. Management of vestibular migraine. Therapeutic Advances in Neurological Disorders. 2011;4(3):183-191.
4. Bárány Society ve International Headache Society. Vestibular migraine: Diagnostic criteria (Update): Literature update 2021. Journal of Vestibular Research. 2022.
5. Staab JP, Eckhardt-Henn A, Horii A ve ark. Diagnostic criteria for persistent postural-perceptual dizziness (PPPD): Consensus document of the Bárány Society. Journal of Vestibular Research. 2017;27(4):191-208.
